Seversin dünyayı doludizgin,
Ama o bunun farkında değildir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak.
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
DTP’ye yeni isim önerisi: Malum parti
Başlıktaki önerinin fikir babası Aziz Nesin’dir. Türkiye çok partili demokrasiye 1946’da geçti.
Nesin o yıl, “Marko Paşa” adlı bir mizah dergisi çıkardı.
İsmin altında şu ifade vardı:
“Ne gün fırsat bulursa o gün çıkar. Çıktığı gün saat 8 ile 9 arası satılır. 9’da toplatılır.”
Ancak hükümet, Marko Paşa’yı toplatmakla baş edemedi; sonunda kapattı.
Bunun üzerine Nesin dergiyi “Hür Marko Paşa” adıyla çıkardı.
Onu da kapattılar.
Nesin, ismi “Yedi Sekiz Paşa” yaptı.
Kapattılar.
Bunun üzerine “Malum Paşa” çıktı.
O da kapanınca Nesin noktayı koydu:
“Merhum Paşa...!”
- * *
Böyle başlayan demokrasi serüvenimiz 63 yıl sonra Nesinvari usullerle sürüyor:
DEP kapatılıyor, ÖZEP kuruluyor.
Sonra HADEP...
HADEP kapanınca DEHAP...
Sonra DTP...
Şimdi sıra “Malum Parti”de bence...
O da kapanırsa “Merhum Parti...”
“Çok partili demokrasi”den 63 yıl sonra bu kez “az partili demokrasi”ye geçiyoruz.
Tabelacılar kazanıyor.
Demokrasi kaybediyor.
- * *
Yargıçları suçlamak yersiz.
Dün “AKP’yi kapatmadılar” diye alkışlanan hâkimleri şimdi “DTP’yi kapattılar” diye yuhalamak insafsızlık olur.
Onlar, kapatma kararının PKK’nın ekmeğine yağ süreceğine, açılımın bu kararla hepten müsamereye döneceğine, Türkiye’nin dünya önünde hepten komik duruma düşeceğine, ılımlı isimlerin siyaseten yasaklanmasıyla meydanın hepten şahinlere terk edileceğine filan değil, önlerindeki dosyaya bakıyorlar.
Çözümün adresi olarak da siyaseti gösteriyorlar.
Adres doğru...
Siyaset anayasayı demokratikleştirse, Türkiye bir siyasi partiler mezarlığına dönmez, Anayasa Mahkemesi de partilerin mezarlık müdürlüğü gibi görülmezdi.
- * *
Yine Marko Paşa ile bitirelim:
Kapatılan dergilerin yeni isimlerle yeniden çıkması polisin sinirini bozmuş tabii...
Emniyet Müdürü Aziz Nesin’i makamına çağırıp hakaret etmiş, hatta tekme tokat girişmiş.
Ertesi sayıda Marko Paşa’da bir ilan yayımlanmış:
“İdaremizin 1948 yılı ihtiyacı için 1800 kızılcık sopası cinsinden odun alınacaktır. Taliplilerin, muhtelif boy ve numarada kızılcık sopalarıyla başvurmaları...
İmza: Emniyet Müdürü”
- * *
“İdaremiz” 60 yıl sonra hâlâ aynı ihtiyaç içinde...
Ama artık şunu biliyoruz:
Demokratik siyasetin önünü kapatmak, dağ yollarını açıyor. Hak arama mücadelesi de yasa dışı yollara sapıyor.
Demokratik reformlara acilen, inadına ve asıl şimdi ihtiyacımız var.
CAN DÜNDAR
NEFES İnsanı en çok kendisi üzer,
Kendini kıran cümlelerin temelini kendisi atmıştır aslında:
Zaman zaman yaptığı fedakarlıklarla, nankör insanlara;
Zaman zaman vermediği desteklerle, hak edenlere...
Ettiği dualarla ölür insan,
Etmediği şükürlerle,
Okuduğu lanetlerle...
Zorla yaşatılır insan;
Doğumda nefes alamaz bazısı, ölmek ister.
İzin vermez doktorlar, zorla nefes aldırırlar kuvöze sokup.
Ölüme bile izin vermezler...
Kendisini üzmeye zorlarlar insanı işte böyle zorla yaşatarak.
İnsanı en çok kendisi üzer,
Aldığı her nefesle...
Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve bir türlü hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir test yapmaya karar verdi. Her birine 1000$ verdi ve 'bu parayı istediğiniz gibi harcayın' dedi..Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı,kuaföre ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde söyle dedi: Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum!' İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini,en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi: 'Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacak.' Üçüncü kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir sure içerisinde para kendini ikiye katladı ve bu parayi da çeşitli yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi; 'Bana verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni seviyorum!' Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı. Genç adama geri gelerek söyle dedi: 'Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için bir suru kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım.' Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti. Karar vermek için epey bir sure düşündü ... düşündü...düşündü... ve sonunda büyük göğüslü olanla evlenmeye karar verdi :))))))))
GİDERAYAK
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Haziran 1959
nazım hikmet